Sır saklamak bir irade imtihanıdır Bu imtihanı kazanmayan hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz | Hazreti Ali

11 Haziran 2013 Salı

ŞABAN AYININ ÖNEMİ VE FAZİLETİ 

 İbn Abbas, sahabeler Şaban ayının faziletlerini kendi aralarında konuşurken Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Şaban değerli bir aydır ve benim ayımdır. Arşı taşıyan melekler bu ayı çok büyük saymakta ve hakkını eda etmektedirler. Bu ayda müminlerin rızıkları Ramazan ayından dolayı artmaktadır. Cennet kendisini süsler ve ziynetlenir. Müminlerin rızıkları bu ayda taksim edildiği için bu aya Şaban ayı denilmiştir. Bu ay amel etme ayıdır. Bu aydaki her iyilik yetmiş kat olur. Kötülükler (amel defterinden) silinir ve günahlar bağışlanır. İyi ameller kabul edilir. Allah Teala, bu ayda kullarından övünür ve arşından oruç tutan ve ibadet eden kullanırına bakar. Arşını taşıyanların karşısında onlardan övünç duyar.”
Bu sırada Hz. Ali bin Ebu Talip (a.s) yerinden kalkarak şöyle buyurdu: “Anam babam size feda olsun ey Allah’ın resulü! Bu ayın faziletlerini daha fazla açıklayın ki bu ayda oruç tutmak ve ibadet etme şevkimiz daha da artsın ve teheccüd ve geceleri ihya etmekle meşgul olalım.”
Bunun üzerine Hz. Resulullah efendimiz (s.a.a) şöyle buyurdu: “Her kim Şaban ayının birinci gününü oruç tutarsa, Allah onun için yetmiş iyilik yazar. Her iyiliğin karşılığı (sevabı) da bir yıllık ibadettir.
Her kim Şaban ayından iki gün oruç tutarsa, yok olmasına sebep olacak günahları bağışlanır.
Her kim Şaban ayından üç gün oruç tutarsa, cennette onun için yetmiş derece yakut ve inci yukarı çıkarılır.
Her kim Şaban ayından dört gün oruç tutarsa, rızkında artış olur.
Her kim Şaban ayından beş gün oruç tutarsa, Allah onun sevgisini halkın kalbinde karar kılar.
Her kim Şaban ayından altı gün oruç tutarsa, Allah Teala ondan yetmiş belayı defeder.
Her kim Şaban ayından yedi gün oruç tutarsa, Allah, iblisten, yardımcılarından, vesveselerinden ve sinsi vesveselerden onu güvende kılar.
Her kim Şaban ayından sekiz gün oruç tutarsa, bu dünyadan Kudüs havuzlarının çeşmelerinden su içmedikçe göçmez.
Her kim Şaban ayından dokuz gün oruç tutarsa, nekir ve münker melekleri sorgu sırasında ona şefkatli ve müşfik davranır.
Her kim Şaban ayından on gün oruç tutarsa, Allah Teala, onun kabrini yetmiş arşında yetmiş arşın genişletir.
Her kim Şaban ayından on bir gün oruç tutarsa, kabrinin üstünde nurdan on bir minare dikilir.
Her kim Şaban ayından on iki gün oruç tutarsa, yetmiş bin melek Sur üflenene kadar her gün onu kabrinde ziyaret eder. 
Her kim Şaban ayından on üç gün oruç tutarsa, yedi gök melekleri onun için bağışlanma dilerler.
Her kim Şaban ayından on dört gün oruç tutarsa, dört ayaklı ve vahşi hayvanlara, hatta denizdeki balkılara bile onun için bağışlanma dilemesi ilham edilir.
Her kim Şaban ayından on beş gün oruç tutarsa, aziz ve güçlü Allah ona hitap ederek şöyle buyurur: “İzzetime andolsun ki seni ateşte yakmayacağım.”
Her kim Şaban ayından on altı gün oruç tutarsa, yetmiş ateş denizi onun için söner.
Her kim Şaban ayından on yedi gün oruç tutarsa, tüm ateş denizleri onun yüzüne kapanır.
Her kim Şaban ayından on sekiz gün oruç tutarsa, cennetin tüm kapıları onun yüzüne açılır.
Her kim Şaban ayından on dokuz gün oruç tutarsa, cennette inci ve yakuttan yetmiş bin saray ona verilir.
Her kim Şaban ayından yirmi gün oruç tutarsa, yetmiş bin cennet hurisini onunla evlendirirler.
Her kim Şaban ayından yirmi bir gün oruç tutarsa, melekler ona hoş geldin der ve kanatlarını onun bedeninin üzerine gölge ederler. 
Her kim Şaban ayından yirmi iki gün oruç tutarsa, yetmiş bin ince ipekten ve parlak atlastan ona elbise giydirirler. 
Her kim Şaban ayından yirmi üç gün oruç tutarsa, kabirden çıktığı zaman onun için bir binek hazırlarlar ve o nurdan olan o bineğe biner ve cennete doğru uçuşa geçer.
Her kim Şaban ayından yirmi dört gün oruç tutarsa, o kişiye tevhit ehlinden yetmiş bin kişiye şefaat etme ikramı verilir.
Her kim Şaban ayından yirmi beş gün oruç tutarsa, ona nifaktan güvende kalma verilir.
Her kim Şaban ayından yirmi altı gün oruç tutarsa, Allah, sırattan geçme imkanını ona tanır.
Her kim Şaban ayından yirmi yedi gün oruç tutarsa, cehennem ateşinden korunma beraatını onun için sadır eder.
Her kim Şaban ayından yirmi sekiz gün oruç tutarsa, nurani ve güleç bir çehreye sahip olur.
Her kim Şaban ayından yirmi dokuz gün oruç tutarsa, en büyük malik olan büyük Allah’ın hoşnutluğunu elde eder.
Her kim Şaban ayından otuz gün oruç tutarsa, Cebrail, arşın önünde ona hitap ederek şöyle der: “Ey insan! Amellerini baştan al ve yeniden başla. Zira geçmişteki tüm günahların bağışlandı. (elbette kul hakkı dışında) bu söz alemlerin Rabbi Allah’ın sözüdür: “Eğer senin günahın göklerdeki yıldızlar, yağmur damlaları, ağaç yaprakları, çöllerdeki kum taneleri, dünyanın günleri kadar da olsa, ben onların tamamını bağışladım ve bunlar Şaban ayında aziz Allah için oruç tutmandan değerli değildir.”
İbn Abbas diyor ki işte bunlar Şaban ayında oruç tutmanın sevabıdır. (Şeyh Saduk, Sevabu’l A’mal ve İkabu’l A’mal, s. 62) 

9 Haziran 2013 Pazar

NAMAZ İLE ALAKALI BAZI SUALLER VE YANITLARI


SUAL 1:Tenin rengini gösteren kıyafetlerle namaz kılınabilir mi?


Cildin kırmızılığını veya beyazlığını belli edecek derecede ince olan elbiselerle setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz. Bu tür kıyafetlerle namaz kılındığı takdirde, namazın farzı yerine getirilmediği için ibadet kabul olmaz. Hattâ şunu belirtmekte fayda var ki, ten rengini belli eden ince kıyafetlerin karanlık ve loş bir odada şeffaflığının fark edilmemesi böyle bir odada namaz kılınabileceği mânâsına gelmez. Nitekim böyle bir kıyafetle nasıl aydınlık bir yerde namaz kılınamıyorsa, karanlık olan yerde de namaz kılınamaz. Bilhassa annelerimiz ve teyzelerimizin kullandığı ince tülbentler, yazmalar ve altını gösteren beyaz namaz başörtüleri ile namazın setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz.
Bu şeffaf kıyafetler, toplumda ekseriyetle, ince çoraplar, iç çamaşırını belli edecek derecede ince gömlekler ve saçı, enseyi, boynu gösteren başörtülerde kendisini gösterir. Ne yazık ki, bu şekilde kılınan bir namaz, kişinin bütün emeklerine rağmen setr-i avret farzı yerine getirilmediği için kabul olmaz. Kişinin bu yöndeki eksikliğini gidermeyip kendi bildiğince namaza devam etmesi, ilerleyen yıllarda kaza namazlarının fazlalaşmasına ve böylece telafisinin de giderek zorlaşmasına sebebiyet verir.

SUAL 2: İnce çoraplarla namaz kılınabilir mi?

Maalesef günümüzde tesettürlü hanımların üzerinde, giyilmesi normal hâle gelmiş olan ince naylon çoraplar ve ayak bileklerinin (incik kemiklerinden itibaren) yukarısında olan ara boy etekler görürsünüz. Bu şekilde olan bir kıyafet, hiçbir zaman müslüman bir hanımın sokaktaki ve namazdaki örtüsü olmamıştır. Bu konuyla alâkalı bir hadîs-i şerîf, mü'min hanımları şu şekilde ikaz etmektedir:
Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-'nın rivayetine göre, kız kardeşi Hazret-i Esmâ, üzerinde altını gösterecek şekilde bir elbise olduğu hâlde bir gün Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in huzuruna gelir. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- onu bu ince kıyafetle görür görmez yüzünü çevirir ve şöyle buyurur:
"-Ey Esmâ, bir kadın büluğ çağına erince -yüzünü ve ellerini göstererek- bunlardan başka bir tarafının görünmesi helâl olmaz." (Ebû Dâvud, Libas, 31)
Altını gösterecek şekilde ince giysiler giyen hanımların şunu çok iyi bilmeleri gerekir:
Giydikleri bu tür kıyafetlerle ne tesettür emrini yerine getirmiş olurlar, ne de namazları kabul olmuş olurlar.

SUAL 3:Vücudun tamamını örten, ancak dar olan kıyafetlerle namaz kılınsa namaz olur mu?

Vücut hatlarını belli eden, ancak tenin rengini göstermeyen dar kıyafetlerle kılınan bir namaz sahih (geçerli) olur. Çünkü bundan kaçınmakta güçlük vardır. Böyle dar bir kıyafetle kılınan bir namazın hükmü ise, mekruhtur.
Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- cehennemlik hanımların vasıflarını sayarken "giyinik, ama çıplak" ifadesini kullanmıştır. (Müslim, Libas, 125) İslâm âlimleri, bu ifadeden "ince ve dar kıyafetler giyinen kadınlar"ın anlaşılması gerektiğini beyan etmişlerdir. Bu sebeple kişinin dar olmayan geniş kıyafetlerle namaz kılmayı tercih etmesi daha faziletli görülmüştür.

SUAL 4:Bir kadın, pantolonla namaz kılabilir mi?

Namaz için özel bir kıyafet yoktur. Önemli olan, tesettürü sağlayan, tenin rengini göstermeyen, vücut hatlarını belli etmeyen, temiz bir kıyafetle namaz kılmaktır.
Bu itibarla bu şartları taşıyan herhangi bir elbise ile hanımların namaz kılmalarında dînen bir mahzur yoktur. Bacakların şeklini ortaya çıkartan, paça arasını belli eden bir pantolonla namaz kılmak ise mekruhtur. Böyle bir pantolonun üzerine dizlere kadar uzanan tunik giymekle mekruhluk ortadan kalkmaz. Ancak ayak bileklerine kadar uzun bir elbise yahut pardesü giymekle namazın mekruhluğu ortadan kaldırılabilir. Ancak hanımların, hanımlara mahsus kıyafetleri, erkeklerin de kendilerine has giyim ve kıyafet şekillerini tercih etmeleri gerekir.

Kaynaklar:

-Prof. Dr. Hamdi Döndüren, "Delilleriyle İslâm İlmihali" (Namaz bahsindeki Setr-i Avret bölümü)
-Ömer Nasûhî Bilmen, "Büyük İslâm İlmihali" (Namaz kitabı, Setr-i Avret bölümü; 22 ve 30. maddeler arası)


MERHAMET VE DİNİMİZDEKİ ÖNEMİ 


MUHTEREM MÜMİNLER KIYMETLİ DİN KARDEŞLERİM

MERHAMET ETMEK ACIMAK ŞEFKAT GÖSTERMEK ANLAMLARINA GELİR ALLAH'IN İSİMLERİNDEN OLAN RAHMAN RAHİM RAUF MERHAMET EDEN ACIYAN ŞEFKAT GÖSTEREN ANLAMLARINA GELİR NİTEKİM BESMELE RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA ANLAMINA GELİYOR YANİ ESİRGEYEN VE BAĞIŞLAYAN ALLAH'IN ADIYLA DA İFADE EDİLİYOR RAHMAN İSMİ ACIYAN MERHAMET EDEN DÜNYADAKİ HER MAHLUKA ACIYAN DEMEKTİR RAHİM İSE YALNIZ AHİRETTE  MÜMİN KULLARA ACIYAN DEMEKTİR 
ALLAH RESULÜ HAZRETİ MUHAMMED MUSTAFA (SAV) MERHAMETİ ŞEFKATİ ÇOKTU  ŞEFKATLİ KİMSE BAŞKALARINA GELEN SIKINTIYA DERDE ÜZÜLÜR  HERKESİN İÇERİSİNDE BULUNDUĞU SIKINTIDAN KURTULMASI İÇİN ÇALIŞIR 
BİR KUL GÜNAH İŞLESE ABDEST ALSA İKİ REKAT NAMAZ KILSA GÜNAHI İÇİNDE ALLAH'A İSTİĞFAR ETSE CENABIHAK O KİMSEYİ AF EDER İŞLEMİŞ OLDUĞU GÜNAHTAN PİŞMAN OLUP İSTİĞFAR DA BULUNDUĞU İÇİN 
NİTEKİM CENABIHAK KURANI KERİMDE NİSA SURESİNİN 110 AYETİ KERİMESİNDE ŞÖYLE BUYURUYOR 
"Bir günah işler veya kendine zulmeder, sonra pişman olup, Allahü teâlâyı çok merhametli, af ve mağfiret edici bulur " BUYURUYOR 

MUHTEREM MÜMİNLER KIYMETLİ DİN KARDEŞLERİM 

MERHAMETLE İLGİLİ HADİSİ ŞERİFLERİMİZİ YAZALIM İNŞALLAH

(Merhamet etmeyene Allahü teâlâ merhamet etmez, acımayana acımaz.) [Buhari]

(Alçak gönüllü olan, dilenmeden nefsini zelil gören, helalinden kazandığı malı, hayra sarf eden, yoksul ve çaresizlere merhamet duyanlara müjdeler olsun!) 
[Tergib)

(Yerdekilere acırsanız, göktekiler de size acır.)
 [Tirmizi]

(Ana babanın yüzüne merhametle bakana, hac ve umre sevabı verilir.) [İ.Rafii]

(Güçsüzlere, hastalara, yaşlılara ve küçüklere merhamet edin, acıyın.) [Şir’a]

(Müminler merhamette bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız olduğu gibi, Müslümanlar da birbirine acımalıdır!)
 [Buhari]

(Şu üç kimseye acıyın, merhamet edin! 1- Cahiller arasında kalan âlime, 2- Varlıklı iken yoksul düşen zengine, 3- Çevresinde hatırı sayılırken itibarını kaybeden zata.) 
[Tirmizi]

(Yoksul ve çaresizlere acıyana müjdeler olsun!)
 [Buhari]

(Din kardeşinin yüzüne şefkatle bakan affa uğrar.) [İ.Rafii]

(Büyüğünü saymayan, küçüğüne acımayan bizden değildir.)
[Tirmizi] 

(Şaki olan merhametsiz, acımasız olur.) [Tirmizi] [Şaki, bahtsız, Cehennemlik demektir.]

ALLAH RESULÜ SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ OĞLU İBRAHİM VEFAT ETTİĞİNDE SESSİZCE AĞLAR

ŞEFKATİMDEN AĞLIYORUM CENABIHAK ANCAK MERHAMETLİ OLANA ACIR BUYURDU

BİR ZAT PEYGAMBER EFENDİMİZİN TORUNLARI HAZRETİ HASAN VE HAZRETİ HÜSEYİN'İ ÖPTÜĞÜNÜ GÖRÜNCE PEYGAMBER EFENDİMİZE YA RESULALLAH BENİM ON TANE ÇOCUĞUM VAR AMA HİÇ BİRİNİ SİZİN GİBİ SEVEMEDİM ÖPÜP KOKLAYAMADIM DEYİNCE ALLAH RESULÜ ŞÖYLE BUYURDU "MERHAMET EDİLMEYENE MERHAMET EDİLMEZ"

BİR BEDEVİ PEYGAMBERİMİZE GELİP YA RESULALLAH SİZ ÇOCUKLARI SEVİP ÖPÜYORSUNUZ BİZ HİÇ BUNLARI YAPMIYORUZ DEYİNCE SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ ŞEFKAT ACIMA DUYGUSU OLMAYANA NE DİYEYİM Kİ BUYURDU 

MUHTEREM MÜMİNLER KIYMETLİ DİN KARDEŞLERİ

MÜMİN HERKESE KARŞI MERHAMETLİ OLMALIDIR GEREK İNSANLARA KARŞI GEREKSE HAYVANLARA KARŞI NİTEKİM PEYGAMBER(SAV)
MERHAMETLİ ŞEFKATLİ OLMAYAN ACIMAYAN İMANLI OLAMAZ BUYURDU
BU HADİSİ ŞERİFTEN DE ANLAŞILDIĞI GİBİ MERHAMETLİ OLMAK ŞEFKATLİ OLMAK İMANIN BİR ALAMETİDİR 

BİR KÖPEĞİN SUSUZLUKTAN DİLİ ÇIKAR BİR KUYUNUN YANINDA DURUR LAKİN KUYU DERİNDİR VE SU İÇEMEZ ADAM BU KÖPEĞE ACIR AYAKKABISINI KUYUYA ATAR VE SUYU ÇIKARIR KÖPEĞE VERİR CENABIHAK BU DAVRANIŞINDAN ÖTÜRÜ BU ADAMIN GÜNAHLARINI AF EDER

YİNE BİR HADİSİ ŞERİFTE BİLDİRİLDİ Kİ KADININ BİRİ BİR KEDİYİ BAĞLAR VE KEDİ BU YÜZDEN AÇ SUSUZ KALIR KADIN BU DAVRANIŞI YÜZÜNDEN CEHENNEMLİK OLUR

BİR KİMSENİN VELİ OLDUĞU TATLI DİLİ GÜLER YÜZÜ CÖMERTLİĞİ VE HERKESE ACIMASI İLE ANLAŞILIR EVLİYANIN İKİ ALAMETİ VARDIR CENABIHAKKIN EMİRLERİNE RİAYET EDER VE MAHLUKLARA ŞEFKAT
MÜMİN HERKESE ACIMALI MERHAMET ETMELİ ŞEFKAT GÖSTERMELİDİR ZİRA ALTINCI KAT GÖKTEKİ MELEKLER ACIMAZ OLANIN NAMAZINI YUKARIYA GEÇİRMEZLER 

MUHTEREM MÜMİNLER KIYMETLİ DİN KARDEŞLERİM

BİR KARDEŞİMİZ BANA BİR SUAL SORDU DEDİ HOCAM BİRİNE MERHAMETİ YOK DESEK GÜNAH MIDIR YADA YANLIŞ BİR İFADE Mİ KULLANMIŞ OLURUZ DEDİ
 MERHAMETİ YOK DEMEK GÜNAH DEĞİLDİR ZİRA MERHAMETSİZ ANLAMINDADIR BAŞKA BİRİNE DİYORUZ Kİ İŞTE BU ADAM ÇOK VİCDANSIZ BİRİSİ BUNDA BİR GÜNAH YAHUTTA YANLIŞ BİR İFADE KULLANIMI YOKTUR BUNUN TAMA TERSİ DE OLABİLİR BİR BAŞKASINA BU İNSAN ÇOK MERHAMETLİ ÇOK ŞEFKATLİ BİRİSİ DE DİYE BİLİRİZ ŞU DEMİŞ OLSAK İŞTE BU ADAM DİNSİZ İMANSIZ KAFİR GİBİ İFADE KULLANSAYDIK GÜNAHA GİRMİŞ OLURDUK NEDEN ONUN İMANLI İMANSIZ MI DİNDAR MI DEĞİL Mİ OLDUĞUNU ANCAK ALLAH BİLİR BİZ BİLEMEZDİK LAKİN BİR İNSANIN DAVRANIŞLARINA BAKARAK MERHAMETLİ VE MERHAMETSİZ DİYEBİLİRİZ BUNDA BİR YANLIŞ YAHUTTA GÜNAH YOKTUR OLAN BİR ŞEYİ SÖYLÜYORUZ OLMAYAN BİR ŞEYDEN BAHSETMEDİK'TEN SONRA GÜNAH VE YANLIŞ OLMAZ 

KARDEŞİMİZİN BİR DİĞER SUALİ İSE HOCAM HERKESTE MERHAMET VAR MIDIR 

HERKESTE MERHAMET OLMAYABİLİR OLAN DA VARDIR OLMAYANDA VARDIR ŞUNU DİYEMEYİZ HERKES MERHAMETLİDİR YADA HERKES MERHAMETSİZDİR DİYEMEYİZ KİMİN MERHAMETLİ OLUP OLMADIĞINI CENABI HAK BİLİR BİZLERDE MERHAMET VARDIR LAKİN KARŞIMIZDA BULUNAN İNSANDA MERHAMET OLMAYABİLİR HERKES AYNI DEĞİL AYNI ÖZELLİKLERE SAHİP DEĞİLDİR 

CENABIHAK CÜMLEMİZİ HER ZAMAN MERHAMET EDEN ŞEFKAT GÖSTEREN KULLARINDAN EYLESİN