Sır saklamak bir irade imtihanıdır Bu imtihanı kazanmayan hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz | Hazreti Ali

21 Şubat 2015 Cumartesi

EF'AL-İ MÜKELLEFİN

Ef'âl-i mükellefîn, dînimizin emirlerinden ve yasaklarından sorumlu olan kimselerin yerine getirecekleri vazifelerin hükümlerini belirten bir tâbirdir. Bir kimsenin her türlü davranışı bunlardan birine dahil olur. Ef''âl-i mükellefîn, sekizdir: Farz, vâcib, sünnet, müstehab, mubâh, harâm, mekrûh ve müfsid.

1- Farz: Dînimizin, yapılmasını açıkça ve kesin olarak emrettiği şeylere farz denir. Farzları terketmek harâmdır. İnkâr eden kâfir olur. Dinden çıkar. Farz iki çeşittir:

Farz-ı ayın: Müslümanın bizzat kendisinin yapması lâzım olan farzdır. Meselâ, beş vakit namaz kılmak. Ramazan ayında oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek farz-ı ayn'dır.

Farz-ı kifâye: Müslümanlardan bir kaçının veya sadece birisinin yapması ile, diğerlerinin sorumluluktan kurtulduğu farzlardır. Meselâ, cenâze namazı kılmak, cihâd etmek farz-ı kifâyedir.

2- Vâcib: Yapılması farz gibi kesin olan emirlerdir. Fakat, bu emrin delili farz kadar açık değildir. Bayram namazı kılmak, kurban kesmek, vitir namazı, fitre vermek vâcibdir. Vâcibi terk etmek, tahrimen mekrûhtur.

3- Sünnet: Peygamber Efendimizin yapılmasını övdüğü, yâhut devam üzere kendisinin yaptığı veyâhut yapılırken görüp de mâni olmadığı şeylere denir. Sünnet iki çeşittir:

Sünnet-i müekkede: Peygamber Efendimizin devamlı yaptıkları, pek az terkettikleri kuvvetli sünnetlerdir. Sabah namazının sünneti, öğlenin dört rek'atlık ilk sünneti, akşam namazının sünneti, yatsı namazının son iki rek'at sünneti böyledir. Ezân okumak, kâmet getirmek, cemâ'ate devam etmek, abdest alırken misvak kullanmak müekked sünnetlerdendir.

Sünnet-i gayr-i müekkede: Peygamber efendimizin, ibâdet maksadı ile arasıra terkederek yaptıklarıdır. İkindi ve yatsı namazlarının dört rek'atlık ilk sünnetleri böyledir.

4- Müstehab: Buna mendûb da denir. Sünnet-i gayr-i müekkede hükmündedir. Peygamber Efendimizin ara sıra yaptıkları ve sevdikleri, beğendikleri hususlardır. Yeni doğan çocuğa yedinci günü isim koymak, erkek ve kız çocuğu için akika hayvanı kesmek, güzel giyinmek, güzel koku sürünmek müstehabtır. Bunları yapmak sevâbdır.

5- Mubah: Yapılması emir olunmayan ve yasak da edilmeyen şeylere mubâh denir. Ya'nî günâh veya ta'at olduğu bildirilmemiş olan işlerdir. Yapanın niyetine göre ta'at veya günâh olurlar. Yemek, içmek, uyumak, giyinmek gibi işler mubâhtır.

6- Harâm: Dînimizin, "yapmayınız" diye açıkça yasak ettiği şeylerdir. Harâma, helâl diyenin ve helâle, harâm diyenin îmânı gider, kâfir olur.

7- Mekrûh: Allahü teâlânın ve Muhammed aleyhisselâmın, beğenmediği ve ibâdetlerin sevâbını gideren şeylerdir. Mekrûh iki çeşittir:

Tahrimen mekrûh: Harâma yakın olan mekrûhlardır. Bunları yapmak azâba sebep olur.

Tenzihen mekrûh: Helâla yakın olan, yâhut, yapılmaması yapılmasından daha iyi olan işlerdir.

8- Müfsid: Dînimizde, meşru olan bir işi veya başlanmış olan bir ibâdeti bozan şeylerdir. Namazda gülmek, oruçlu iken bilerek birşey yemek ve içmek gibi. Bu yapılan fiiller, namazı ve orucu bozarlar.

5 Şubat 2015 Perşembe

6 HADİS KİTABI
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hadis-i Şerifleri’nin büyük bir çoğunluğu “Kütübü Sitte” olarak bilinen altı hadis kitabındadır.


Sahih-i Buhari. Yazarı: İmam Buhari

İslam aleminin en büyük muhaddisidir.(hadis alimidir.) Hicri 194-256 senelerinde yaşamış, babası İsmail Bin İbrahimdir. 16 yaşında iken iki büyük hadis kitabını ezberledi. İlmini Mekke’de tahsil etti. Daha 18 yaşında iken hadis ravileri ile ilgili hadis kitabı yazdı. 16 yıllık yaptığı çalışma ile “El-Cami’üs Sahih” adlı büyük hadis kitabını yazdı. 


“Sahih adlı kitabımı altı yüz bin hadisten seçtim. Yazdığım her hadis için iki rekat namaz kıldım.” diye söz eden ve kitabında 7275 sahih hadis bulunan, büyük kaynak kabul edilen Sahih-i Buhari adlı kitabın müellifidir.


Sahih-i Müslim. Yazarı: İmam Müslim



Kur’an’ı Kerim ve Sahih-i Buhari’den sonra en değerli kaynak olan Sahih-i Müslim’in müellifidir. Hicaz, Mısır, Suriye, Irak, İran ve Türkistan’ı dolaşarak hadis topladı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğu her sözü en sağlam kaynaklara dayanarak aldı, ezberledi ve kitabına yazdı.

30.000 hadisi şerifi topladı ve inceledi. Kitabı Kütübü Sitte’nin 2. Olan hadisi şeriflere ve Allah’ın Rasülüne aşık olan büyük muhaddisimizdir.


Sünen-i Tirmizi. Yazarı:İsa İbni Sevre Et-Tirmizi 



Asıl ismi İsa Bin Ebu Muhammed olan, Horasan, Hicaz ve Irak’ı baştan sona kadar dolaşarak hadis toplayıp, Kütübü Sitte’den Süneni Tirmizi’yi yazmış muhaddisimizdir


Sünen-i Ebu Davut. Yazarı: İmam-ı Ebu Davut



Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’den sonra en büyük hadis kitabı sayılan Ebu Davut isimli eserin yazarı olan muhaddisimizdir. 888 miladi yılında Basra’da doğmuştur. 500.000 Hadis-i Şerif içinden 4800 hadis-i şerifi kitabına almış, hocası Ahmet Bin Hambel’e gösterip onun takdirini kazanmıştır.
Kitabı Kütübü Sitte’nin 3. Kitabı olarak bilinir. Eserindeki tüm hadisleri İslam hükümlerine ait hadisler olan muhaddisimizdir.


Sünen-i Nesei. Yazarı: Ebu Abdullah En-Nesei



Kur’an’ı Kerim’den sonra kaynak olan Kütübü Sitte’den Süneni Nesai’nin müellifidir. Asıl adı Ahmet Bin Şuayb, lakabı Ebu Abdurrahman’dır. Şam, Horasan, Irak, Hicaz, Cezire ve Mısır’ı dolaşıp hadis topladı ve kitabını yazdı. Bundan başka içersinde hiç bir zayıf hadisin bulunmadığı “Mücteba” isimli eserini yazdı. Ömrü boyunca Davud (a.s.) gibi bir gün yiyip bir gün oruç tutan bu muhaddisimizdir.


Sünen-i İbni Mace. Yazarı: Abdullah İbni Mace

Sahih 6 hadis kitabı olan Kütübü Sitte’nin sonuncusu olan hadis kitabının sahibi Ebu Abdullah Bin Yezit hicri 209, miladi 824 yılında Kazvin’de doğdu. Arap dili ve edebiyatı üzerine derinleşti. Daha sonra tüm çalışmalarını hadisi şerifler üzerinde yoğunlaştırdı. En güvenilir ravi ve hadisleri bulmak üzere Irak, Arabistan, Suriye ve Mısır gibi İslam beldelerini gezdi. Sonuçta topladığı hadisi şerifleri SÜNEN isimli eserinde birleştirdi. Eseri tertibi tekrardan uzak ve kısa oluşuyla tanınmaktadır. Bu büyük muhaddis hicri 273, miladi 886 yılında vefat etmiştir. halk arasında yazdığı eserin adıyla anılan muhaddisimizdir.

24 Ocak 2015 Cumartesi

İMANIN ESASLARI 

1)ALLAH'A İMAN

ALLAH'IN SIFATLARI

*ZATİ SIFATLARI

Allah'tan başkasında kemaliyle olmadığına yahut sadece Allah'ta kemaliyle mevcut olan ve noksan izafe edilemeyecek sıfatlardır

a) Vücut; Varolmak, Allah vardır ve yokluğu düşünülemez.

b) Kıdem; Allah"ın varlığının başlangıcı yoktur.



c) Beka; Ebediyyet, sonu bulunmamak.


d) Vahdaniyyet; Tek ve benzeri olmamak.

e) Muhalefetün Li'l-havadis; Sonradan yaratılanlara benzemez.

f) Kıyam Binefsihi; Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Herşey O'na muhtaçtır.


*SUBUTİ SIFATLARI 


Allah'ın mahiyyet-i nefs-ül emriyesinde sabit ve daimi olan, ancak yaratıcıda var olan sıfatları anlaması amacıyla, insana ve diğer canlılara, şuur sahiplerinin idrakine Allah'ın sıfatlarının tecelli ederek gösterilmesi anlamında Allah tarafından verilen sıfatlardır


a) Hayat; Allah daima diridir.


b) İlim; Bilmek, Allah geçmiş ve geleceği, gizli, açık her şeyi bilir.


c) Sem'i; İşitmek, Allah her şeyi işitir.


d) Basar; Görmek, Allah her şeyi görür.


e) İrade; Dilemek, Allah diler ve dilediğini yapar.


f) Kudret; Gücü yetmek, Allah sonsuz kudret sahibidir, her şeye gücü yeter.


g) Kelam; Söylemek, Allah söz sahibidir. 
Peygamberlerine duyurmuştur. Kur'an, Allah'ın sözüdür.


h) Tekvin; Yaratmak, Allah yaratıcıdır. Kainattaki her şeyi yaratan O'dur.


2)MELEKLERE İMAN 

BÜYÜK MELEKLER VE VAZİFELERİ

CEBRAİL: Vahiy getiren melektir. (Ruhu’l–Kudüs ve Cibril) de denir.

AZRAİL: Canlıların ruhlarını alır.(Allahın emriyle)

İSRAFİL: Allahü Teâlâ'nın iradesine uygun olarak kıyamet gününün meydana gelmesini ve tekrar öldükten sonra dirilişi sağlayan, bu işle ilgili olarak Sur denen bir şeyi üfürmekle görevlendirilmiş melektir.

MİKAİL: Tabiat olaylarını Cenab–ı Hakk’ın izniyle idare eden melektir

HAMELE–İ ARŞ: Arşı taşıyan meleklerdir. Dört tanedir. Kıyamette bu sayı sekiz olacaktır.

KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanın amel defterini hazırlayan yazıcı meleklerdir. Sağdaki melek, sevabı hemen anında kaydeder. Soldaki melek ise, bir günah işlendiğinde, tövbe ve istiğfar edilmediği takdirde, o günahı aynen tespit eder. Kıyamet günü hesap bu meleklerin tespitlerine göre olacaktır. Bu meleklere “Hafaza” melekleri de denir. İyi ve kötü her yapılanı gözetip hıfz etmek ve korumakla görevli melekler.

MÜNKER VE NEKİR: Ölen ve kabre konan kimselere “Rabbin kim, peygamberin kim, dinin ne?” gibi sorular soracak olan meleklerdir. Kabre konan her insan, hangi milletten ve hangi dili konuşursa konuşsun, meleklerin bu sorularını anlayacak, mü’min ise “Rabbim Allah, peygamberim Muhammed (sas), dinim İslâm, mü’minler kardeşimdir, diye cevap verecek ve o andan itibaren kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe olacak ve melekler de kendisini kutlayacaklardır. Kâfir ise, bu suallere cevap veremeyecek, kabir onun için bir azap yeri olacaktır.

3)PEYGAMBERLERE İMAN 

Peygamberler Allah ile kulları arasında elçilik yaptıklarına göre görevleri Allah’ı tanıtmak ve O’na nasıl ibadet edileceğini bildirmek ve Allah’ın emir ve yasaklarını duyurmaktır.
Peygamberler, insanlık ihtiyaçları bakımından diğer insanlar gibidirler. Doğarlar, yerler, içerler, hastalanırlar ve ölürler. Evlenirler ve çocukları vardır. Fakat peygamber olan kişi, yaratılışı, huyu, ilmi ve aklı, zamanında bulunan insanlardan üstün, kıymetli ve muhteremdir. Hiçbir kötü huyu, beğenilmeyecek hâli yoktur. Bunula beraber onları diğer insanlardan ayıran özellik ve nitelikler vardır

PEYGAMBERLERİN SIFATLARI
1-Emânet (Güvenilir olmak): Peygamberler her bakımdan güvenilir kişilerdir. Aslâ emanete ihanet  yapmazlar. Herkesin güvenini kazanırlar. Peygamber olmadan önce de böyledirler. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, kendisine peygamberlik bildirilmeden evvel de, “Muhammed’ül-emîn” adı ile tanınıyordu.

2-Sıddk (Doğruluk): Peygamberler, sözlerinde, işlerinde ve her türlü davranışlarında doğru ve dürüst insanlardır. Onlar aslâ yalan söylemezler. Ne söylemişlerse hepsi doğrudur. Allahü teâlâdan kullarına ulaştırdıkları her emir ve yasak haktır, doğrudur.

3-Tebliğ (Allah’tan aldıkları mesajı olduğu gibi insanlara bildirmek): Peygamberlerin bildirdikleri emir ve yasakların, güzel ahlâk ile ilgili hükümlerin hepsi, Allah Teâlâ’dan gelen vahiyden ve kendilerine ulaşan haberlerden başkası değildir. İnsanlara bildirdiklerinde, açıkladıklarında hiçbir noksanlık ve fazlalık yoktur. Bir kimsenin hatırı için kendilerinden bir ilâve veya değişiklik yapmazlar.
4-İsmet (Günah işlememek): Peygamberler, küçük ve büyük hiçbir günah işlemezler. Hiçbir kötü huyları yoktur. Beğenilmeyen, insanı küçük düşüren ve insanların nefret ettikleri şeylerden hiçbiri peygamberlerde bulunmaz. Peygamber olmadan önce ve peygamber olduktan sonra da günahsızdırlar.

5-Fetânet: Peygamberler, çok akıllı ve çok anlayışlı kimselerdir. İnsanlar arasında aşağı olan kimselerden peygamber olmamıştır.


ULUL AZM PEYGAMBERLER 

Ülü’l-azm” Peygamberler, aldıkları ağır görev ve yüklendikleri sorumluluk karşısında herhangi bir yılgınlık göstermeden dini insanlara tebliğ görevini yerine getiren, bütün zorluklara göğüs germede azim ve sebat gösteren Peygamberler demektir. Kur’an’da ulü’l-azm Peygamberlerin isminin geçtiği bir âyette şöyle buyrulur: “O, dini ayakta tutun, onda ayrılığa düşmeyin diye dinden Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahy ettiğimiz, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı.”(Şûrâ, 42/13; Ahzâb, 33/7) 
Ulü’l-azm Peygamberler Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Mûsâ ve Hz. Îsâ ile Hz Peygamber’dir.

4)KİTAPLARA İMAN 

Yalnız Kur’an dışında kalan diğer İncil, Tevrat, Zebur gibi ilahi kitapların bugünkü şekline değil bozulmamış haline inanmaktır Bunlara İlahi kitaplar, inananlarına da ehl-i kitap denilir. Kur’an-ı Kerim bu kitapların bozulmamış halini tasdik etmekle birlikte bazı hükümlerini ortadan kaldırmış yeni ve gelişmiş hükümler getirmiştir. Bu kitapların hem sözü hem de manası Allah’a aittir.

SAYFALAR (Suhuf)

Cenab-ı Hakk’ın küçük toplulukların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde birkaç sayfa olarak gönderdiği küçük kitaplara denir

Hz. Adem’e(s.a.) 10  sayfa

Hz. Şit’e  (s.a.)   50 sayfa

Hz. İdris’e(s.a.)  30 sayfa

Hz. İbrahim’e  (s.a.)10 sayfa olmak üzere toplam 100 sayfa göndermiştir

KİTAPLAR (Kütüp)

1.  Tevrat
İbranice kanun şeriat manasına gelir. Cenab-ı Hakk Hz. Musa aracılığıyla İsrailoğullarına göndermiştir. Ancak onlar tarihte yaşadıkları kötü olaylar, esaretler ve sürgünler nedeniyle aslını koruyamamışlardır. Asıl nüsha kaybolunca Yahudi din bilginleri kendi kafalarına göre Tevrat yazmışlardır. Bugün eldeki mevcut Tevrat nüshası ilahi kitap olma özelliğini kaybetmiştir.
2.  Zebur
Hz. Davud aracılığıyla İsrailoğullarına gönderilmiş ilahi bir kitaptır. İlahi kitapların en küçüğüdür, yeni bir dini hüküm getirmemiştir. Bugün elde mevcut Zebur kitabı bir takım ilahilerden, kasidelerden ve nasihatlardan ibarettir.
3. İncil
  Hz. İsa aracılığıyla İsrailoğullarına gönderilmiş ilahi bir kitaptır. İncil kelime olarak müjde demektir. Yani Hz. İsa’nın peygamber olarak en önemli vazifesi kendisinden sonra gelecek olan Hz. Muhammed’i (s.a.v.) müjdelemektir. Zamanla İncil’de tahrif edilmiş ve yüzlerce İncil ortaya çıkmıştır. Kurulan bir mecliste birbirinden çok farklı olan İncil sayılarını ancak dörde indirebilmişlerdir. Bu dört İncilin  kendi aralarında birçok çelişkiler mevcuttur.
4.  Kur’an-ı Kerim
Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. Son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) Cebrail vasıtasıyla gönderilmiştir

KUR’AN-I KERİM’İ DİĞER KİTAPLARDAN AYIRAN ÖZELLİKLERİ

·        K.Kerim lafzı ve manası itibariyle benzerini hiç kimsenin getiremediği  mucize bir kitaptır

·        K.Kerim bize kadar tevâtür yoluyla yani büyük bir topluluk tarafından nesilden nesile ezberlenerek aktarılmıştır. Bunun için de bize kadar hiç bozulmadan gelmiştir.

·        K.Kerim’in ayetleri diğer kitaplar gibi toptan değil, toplumu yeni kurallara alıştırmak için ayet ayet 23 senede inmiştir.

·        K.Kerim’in getirdiği hükümler kıyamete kadar baki kalacaktır.

·        K.Kerim’de tedricilik yani haram bir hükmü kadameli olarak yerleştirme prensibi vardır. Nitekim içki yasağı üç merhalede gerçekleşmiştir.

·        K.Kerim âyetleri arasında hiçbir tutarsızlık yoktur,  bilim ve akılla da çelişmez.

·         Kolay ezberlenir ve okunmasıyla ibadet edilir.