Sır saklamak bir irade imtihanıdır Bu imtihanı kazanmayan hayatta hiçbir imtihanı kazanamaz | Hazreti Ali

5 Mart 2020 Perşembe

HAFIZAYI GÜÇLENDİREN ALIŞTIRMALAR


1- Ters el alıştırması Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun.

Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.
2- Çocuk oyunu alıştırması İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın.
Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın.
Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya çalışın. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.
3- Harf alıştırması Elinize bir gazete ve bir kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Örneğin, çift t ve m'lerin üzerini işaretleyin. Bir sonraki aşamada, kelime içinde birden fazla geçen harflerin üzerini çizin.
Alıştırmayı yaparken, kelimelerin üzerinde fazla düşünmeyin ve hemen işaretleyin. Böylelikle konsantrasyon gücünüzün ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Başarılı olma isteğiniz ve aldığınız zevk zihnin canlanmasını arttırır.
4- Polisiye alıştırması Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?' gibi, genellikle polisiye romanlarında veya filmlerinde sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplamayı da unutmayın.
Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz. Ayrıca kısa hafızanızı da harekete geçirmiş olursunuz.
5- Yürüyüş alıştırması Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun.Bu esnada o kadar esnek hareket edin ki, bacağınızı indirirken, kolunuz başınızın üzerine gelecek kadar yükselmeli. Bu hareketleri birkaç kez tekrarlayın.
Bunu yaparken sadece kan dolaşımınız hızlanmaz, aynı zamanda koordinasyon yeteneğiniz de artar. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.
6- Ressam alıştırması Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu hareketi gevşek ve dengeli yapın. Kendinizi Leonardo da Vinci veya sevdiğiniz bir başka ressamın yerine koyun. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.
7- Ajan alıştırması Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece, sadece sıkışık trafiğin eğlenerek çabuk geçmesini sağlamaz,aynı zamanda kelime hazinenizi geliştirir ve beyninizi canlandırırsınız. Bu alıştırma, acil plaka ezberlemeniz gerektiği durumlarda çok işinize yarayabilir.
8- Resim alıştırması Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine bir tane mum, bir kuğu, üç kollu bir kaktüs, üç yapraklı bir yonca, beş parmaklı bir el,hortumunu yukarı kaldırmış bir fil, sola dalgalanan bir bayrak, saatli bir yumurta, sapının üzerinde duran bir pipo, davul yanında duran bir adam, iki deniz feneri ve bir saat çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri ezberleyin.
9- Otobiyografi alıştırması Düşünün ki hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Ayrıca sınıfınızın penceresinden neler göründüğünüzü de hayalinizde canlandırmaya çalışın. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.
10 - Hipnoz alıştırması Özellikle stresli anlarınızda veya kaygıya kapıldığınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok eder, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız.
Hayırla Kalın Allah'a Emanet Olun
Araştırmacı İlahiyatçı Eğitimci Yaza Salih Kebapçı 
Twitter.com/@Salihkebapcii

3 Mart 2020 Salı

KULLUK YOLCULUĞUNDA HAYIR VE ŞERLE İMTİHAN


Kıymetli Dostlar Hayat baştan sona kulluk imtihanından ibarettir. İmtihan kulluk kalitesini ölçmedir. Bu ölçmede insanın iyilik ve kötülük karşısındaki tavrı esas alınır. İmtihanla kişilik ve karakter belirlenir. 

Fitne ve ibtila da     imtihan demektir. Madenler, cevher ve posa ayrılsın diye yüksek dereceli ateşe atılır. Böyle bir işlem yapılmadan cevherle curuf ayrılmaz. Bunun gibi insanlarda hayır ve şerle, hastalık ve sıhhatle, zenginlik ve fakirlikle, sıkıntı ve ferahlıkla, nimet ve musibetle imtihan edilir ki gerçek kimlik ve kaliteleri ortaya çıksın, böylece hem dünyada hem de ahirette lâyık oldukları konuma kavuşsunlar.

Yüce Mevlâ bu imtihan ve imtihan şekillerini çeşitli ayet-i kerimelerle açıklamıştır. Bir kaçını mealen yazalım inşallah

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. Bakara 155

Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz Ali İmran 186

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. Enbiya 35

Bu zorlu kulluk imtihanı nimetlere karşı şükür, sıkıntı ve zorluklara karşı sabırla kazanılır. Şükür ve sabrı kuşanarak bu imtihanı kazanan mü’minin hali gıpta edilecek bir haldir. Hz. Peygamber (sav) bu durumu şöyle belirtiyor

Mü’minin durumu ne kadar da hoştur. Zira onun her hali kendisi için bir hayır sebebidir. Bu durum sadece mü’mine hastır. Nimete kavuşsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir bela gelse sabreder; bu da onun için hayır olur” Müslim, zühd 64

Aziz Dostlar Hayat sevinç ve üzüntü çizgisinde devam edip gider. Sevinilecek şeylerle karşılaşınca şımarmak, üzüntü sebepleriyle üzülüp ümitsizliğe kapılmak insanın tabiatındandır. Fakat olgun müminleri diğerlerinden ayıran en büyük özellik dengeli hareket etmek, ne şımarmak ne de ümitsizliğe kapılmaktır. Tezatlar içinde doğruyu bulmak, sıkıntılar içinde mutlu olabilmek, külfetler içinde boğulmadan, kötülüğe meyletmeden hayır üzere hayatı sürdürebilmek büyük bahtiyarlıktır. İnsanı bu bahtiyarlığa erdirecek olan ise güçlü bir imandır. İbadetler de düzgün ve dengeli bir hayata kavuşmanın önemli araçlarıdır.

Şüphesiz ki insan hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır. Kendisine bir kötülük dokunduğunda feryat eder. Bir hayır dokunduğu zaman da cimrileşir, yoksula vermez. Ancak namaz kılıp, namazlarına devam edenler bunun dışındadır.”
Meâric 19-23

Başta namaz olmak üzere bütün ibadetler Allah’la kul arasında bir bağ ve iletişim aracıdır. Mevla ile bağını koparmayanlar her şeyin ondan geldiğini bilirler, hayır ve şerle daima imtihan edildiklerine inanarak bu imtihanı başarıyla geçmenin gayreti ve disiplini içinde olurlar.

Değerli Dostlar İnsanların bünye, rızık, güç-kuvvet, ilim, şekil, renk, soy-sop, mevki-makam vs. hususunda farklı konumda olmaları da ilahi hikmete mebnidir. Herkes her şeyle imtihan edilmektedir.

Sizi yeryüzünde halifeler yapan, verdiği şeylerle sizi denemek için birbirinize derece derece üstün kılan O’dur.”En’am, 165

Zengin şükürle, fakir sabırla, iktidar sahibi adaletle imtihan edilmektedir. Herkes kendi konumu ve sahip olduğu imkânlar nisbetinde sorumludur. Genelde müminlerin imtihanı daha ağırdır. Allah’ın rızasını kazanmak, cenneti hak etmek için ciddi testlerden geçmek gerekir.
İnsanlar, sadece ‘inandık’ demekle bırakılacaklarını ve imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar?”(Ankebût, 2)
(Ey mü’minler!) Allah pisi temizden ayırıncaya dek sizi bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir.”(Âl-i İmran, 179)
Üzüntü ve sevinç, bolluk ve darlık, kazanç ve kayıp karşısında insanlar farklı tutum sergilerler. Olaylara genellikle menfaat açısından bakarlar. Kara gün dostu değil, iyi gün dostudurlar. Alırken iyi verirken kötü olurlar. Bu tavır genellikle münafık tavrıdır.

Onlar sizi gözetlerler. Eğer Allah tarafından size bir zafer gelirse; biz de sizinle beraber değil miydik? derler. Eğer kâfirlerin zaferden bir payı olursa; biz size üstünlük sağlayıp, sizi mü’minlerden korumadık mı? Derler.” Nisâ, 141
İnsanlardan öylesi de vardır ki; Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir kötülük gelirse gerisin geri küfre döner. O, böylece dünyayı da âhireti de kaybetmiştir. İşte apaçık kayıp budur.” Hac, 11
Sevgili Dostlar İmtihanla müminlerin Allah katındaki dereceleri yükseliyor, münafıkların iç yüzleri ortaya çıkıyor. İmana gelmeleri için kâfirlere fırsat veriliyor.“Biz hangi memlekete peygamber göndermişsek, oranın halkını yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka darlık ve sıkıntıya uğrattık. Sonra kötülüğün yerine iyilik getirdik de insanlar çoğaldılar ve babalarınız da darlığa uğramışlar ve bolluğa kavuşmuşlardı, dediler.” A’raf, 94-95
Sıkıntı ve darlığın inkâr ve günahlar sebebiyle geldiğini, kendilerinin imtihan edildiklerini kavrayamadılar, eskiden olduğu gibi bunun tabii bir hal olduğunu söylediler. Çünkü gerçeği idrak edecek bir idrake sahip değillerdi, gözleri kör, kalpleri mühürlüydü.Andolsun ki biz, firavun ailesini de öğüt alsınlar diye yıllarca kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.” A’raf, 130
Normalde hayır ve şerle imtihan, insanın manen ve maddeten yükselmesine, günahları terk etmesine, sabır ve şükür eğitimine vesile olur. Mühim olan bu imtihanın farkında olmaktır. Her şeyin Allah’tan geldiğine inanmak acıları tatlılaştırır, üzüntüleri sevince tebdil eder. Üzüntülerin kaynağı; darlık ve sıkıntıların Allah’tan geldiğine inanmamaktır. Her şey olaylara hangi gözle bakıldığına bağlıdır.
Erkek olsun, kadın olsun mü’min, Allah’a günahsız olarak kavuşuncaya kadar kendisinden, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz.” Tirmizî, Zühd, 57
Allah, iyiliğini dilediği kulunun cezasını dünyada verir. Fenalığını dilediği kulunun cezasını da, kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye dünyada vermez. Mükâfatın büyüklüğü, belânın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belâya uğratır.” Tirmizi, Zühd, 57
Nimetlerle imtihan olmak, sıkıntılarla imtihan olmaktan daha zordur. Servet, şehvet ve şöhret karşısında dik durabilmek herkesin harcı değildir. Harplerin yıkamadığı ruhları zafer sarhoşluğu yıkar
İmtihanı kazanmanın formülü Nimete şükür musibete sabır Rabbim cümlemizi sabır ve şükür ehlinden eylesin inşallah
Hayırla Kalın Allah'a Emanet Olun
Araştırmacı İlahiyatçı Eğitimci Yazar Salih Kebapçı
Twitter.com/@Salihkebapcii

22 Şubat 2020 Cumartesi

MANEVİ TİCARET VE BEREKET MEVSİMİ ÜÇ AYLAR


Aziz Dostlar Bizleri tekraren feyizli bereketli manevi ticaret mevsimi olan bir üç aylara daha sıhhat afiyet ve huzur içerisinde ulaştıran yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun

1)Kur'an-ı Kerîm'de ismi açıkça zikredilen tek ay yalnızca Ramazan ayıdır Bunun dışında aylarla (hatta günlerle) ilgili ifadeler "Malum (bilinen) günler" "Onlardan dördü haramdır.""Haram aylar" şeklinde kapalıdırlar.

"Üç aylar" ifadesi Kur’an ve Sünnet’te yer almaz. Kur’an’da (Tevbe Suresi 36) Araplar arasında bir örf olarak savaşmanın haram kabul edildiği dört aya (Zilkade, Zilhicce, Muharrem , Receb) gönderme yapılır.

2)Bu dört haram aydan bir tanesi de (halkımızın üç aylar olarak isimlendirdiği) ayların ilki olan Receb ayıdır. Receb ayında özel olarak oruç tutma ile ilgili herhangi bir sahih hadisi şerif mevcut değildir.

Kıymetli Dostlar Receb ayında Regâib ve İsra (mi'rac) gibi iki mübarek gece bulunmaktadır. Regâib, Receb'in ilk Cuma gecesidir. Rağbet olunan kıymetli şeyler, bol bol ihsan ve çok çok feyiz manalarına gelmektedir Regaib'e, Allah'ın mümtaz kullarına ihsan ve ikramı büyük olduğundan bu isim verildiği söylenmektedir. Bu nedenle asırlardır müslümanlar bu geceye önem vermişler ve feyiz ve bereketinden yararlanmaya çalışmışlardır.

3)"Receb ayının fazileti ile ilgili veya bu ayda tutulacak olan orucun, o ayın belirli bir zamanında tutulacak orucun, belirli bir gecede yapılacak ibadetin fazileti ile ilgili olarak hüccet olmaya elverişli hiçbir sahih hadisi şerif bulunmamaktadır."

Receb ayının başlangıcında dua etmenin ilk dönemden itibaren bilinmektedir.

Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez: Bunlar Recebin ilk Cuma gecesi, Şabanın on beşinci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi.” (Camiu’s-Sagîr, c. III, s. 454.)

Sevgili Dostlar Receb ayı da haram aylardan birisi olması hasebiyle bu ayda oruç tutmanın, tıpkı diğer haram aylarda olduğu gibi faziletli olduğu söylenebilir. Yine bu ayın ilk gecesinde dua etmenin kabule vesile olduğu inancıyla dua edilir edilmelidir

Sahih rivayetlerde Peygamberimizin Ramazan ayı dışında hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmediği en çok Şaban ayında oruç tuttuğu belirtilir. Buharî Savm 51 Müslim Sıyam 175

Değerli Dostlar Dolayısıyla bir Müslümanın, Ramazan ayı dışında peygamberimizin diğer hadislerindeki tavsiyeleri de göz önünde bulundurularak “Muharrem” ve “Şaban” aylarında diğer aylara göre daha çok oruç tutması sünnete en uygun davranıştır.Ancak Ramazan ayına dinç bir şekilde girebilmek için Şaban’ın ikinci yarısından sonra oruç tutmak tavsiye edilmemiştir.Halkımız arasında kandil geceleri olarak bilinen zaman dilimleri ile ilgili olarak genel bir ifadeyle şunu belirtmek gerekir

4) Bizzat Kur’an’da adı geçen Kadir gecesi de dâhil olmak üzere bu gecelerin hiçbirine dair özel bir ibadet şekli söz konusu değildir. Sahih kaynakların “hiçbirinde” özel bir namaz şeklinden söz edilmemiştir.

Reğâib” gecesi adı verilen gecede kimileri tarafından kılınan ve "reğâib namazı" adı verilen namazla ile ilgili hadislerin “tamamı” dört mezhebe mensup muhakkik hadis ve fıkıh âlimleri tarafından “uydurma” ve "bid'at" olarak kabul edilmiştir.

Kandil kutlaması” dinin özünde değil halkın örfünde bulunmaktadır. Ramazan ayına hazırlığa vesile saymak, bu konuda bir bilincin uyanmasına vasıta yapmak istiyorlarsa bid’atlara bulaşmadan, dinde olmayan ibadetleri icat ve icrâ etmeden, kardeşliğe vesile kılmalıdır

Bir müslümanın üç ayları en güzel değerlendirme yol ve yöntemi, din konusunda "sahih ilim" ve "sâlih amel"dir. Sahih ilim için bu mübârek zaman dilimlerinde Kur'an' ve sünnet ile içli dışlı olmalı, bilgimizi ve amelimizi arttırmak için gayret göstermeliyiz

ÜÇ AYLARI DEĞERLENDİRME YOLLARI

1- İyi Bir Muhasebe Tevbe ve İstiğfar

2-Kur'ân Üzerinde Çalışma

3- Nafile ibadetleri Çoğaltma

4- Mali İbadetleri Çoğaltma

5- Hz. Muhammed (s.a.v)'i Daha İyi Tanımaya Yönelik Çalışma

6- Kazanılanları Kaybetmemeye çalışmak

TEKRAR EDELİM ÜÇ AYLARA VE KANDİLLERE ÖZEL HİÇ BİR NAMAZ ORUÇ DUA ZİKİR BULUNMAMAKTADIR İFA ETMEKTE OLDUĞUMUZ KULLUK VAZİFEMİZİ ARTIRARAK İBADETLERİMİZE SARILARAK DEVAM EDEREK AKSATMADAN ARTIRMAYA ÇALIŞMAK VARDIR CENABI HAK İBADETLERİMİZİ KABUL EYLESİN İNŞALLAH

1-İyi Bir Muhasebe Tevbe ve İstiğfar Cenab-ı Hakk'ın "Düşünmez misiniz?" "Umulur ki tefekkür edersiniz" âyetleri ve "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz" hadisi muhasebe'nin önemini ortaya koymaktadır Muhasebe, akıl nimetinin sahibi insanoğlu tarafından hayatın bütün safhasında yapılması zorunlu bir olgudur.

Böylece akıl şeytanca işlerde değil, faydalı ve gerekli yerlerde kullanılmış olacaktır. İyi bir muhasebe (oto kontrol veya nefs muhasebesi) fert ve toplum, hatta ülke ve dünya çapında nice sağlıklı adımların atılmasına yardımcı olacaktır

Eksikleri tesbite ve bilinmeyenleri keşfe götüren bu yol, başkasında eksik ve ayıp aramaya fırsat da bırakmaz Muhasebe, insana kendisini seyretme imkânını sağlayan şeffaf ayna mesabesindedir. Bu iş, din, akıl ve vicdan gibi üç temel ölçünün kabul ettiği prensipler çerçevesinde yapılmalıdır.

2-Kur'ân Üzerinde Çalışma Bu çalışma Kur'ân okumayı öğrenme ve öğretme, anlama ve anlatma, yaşama ve yaşatma, düşünme ve düşündürme tarzında çok yönlüdür. Kur'ân üzerinde yapacağımız bu ve benzeri çalışmalara bugün her günden daha çok ihtiyacımız vardır.

Kur'ân bu aylarda nazil olmaya başladığına göre ibadet bilinci içinde Kur'ân üzerinde metodlu çalışmalara öncelik vermeliyiz. Kur'ân "sağlam kulp"ve "Allah'ın ipi" dir. Bu itibarla onun içine girmeden başka bir deyimle Kur'ân dünyasına girmeden İslâm dünyasına girmeniz ve Allah rızasına ve sevgisine ermeniz mümkün değildir. Kuranla hemhal olmalıyız aramızdaki münasebeti artırmalıyız “Kuran bize ne anlatıyor?” emirleri ve yasakları neler bize neleri emrediyor neleri tavsiye ediyor üzerine ders çalışır gibi imtihana hazırlanır gibi çalışmalıyız

3-Nafile ibadetleri Çoğaltma Zamanımızda "Üç aylar" kış mevsimine rastlamaktadır. Efendimiz (s a )'in ifadesiyle "kış mü'minin ilk baharıdır" Bu itibarla üç ayları bahara dönüştürmek için namaz, oruç ve benzeri nafile ibadetleri arttırmak gerekir. Zira namaz kötülüklere sed, oruç takva aracıdır. İbadetleri arttırmada şöyle bir yol izlenebilir.

Evvela, farz olan namaz ve oruçların vaktinde edalarına önem verilmeli ve kazaya bırakılmamalıdır. Buna rağmen kaza durumu söz konusu olursa ilk fırsatta o yerine getirilmelidir.

Bilahare namaz ve oruç ile ilgili kazalar tespit edilmeli ve bir yere not edilerek yavaş yavaş ikmal edilmelidir. Kuvvetli ve farzlara tabi olan Revâtib sünnetler hariç kazalar ile meşgul olmak daha uygun bir yoldur. Nihayetinde namaz, oruç ve benzeri nafileleri çoğaltmaya itina gösterilmelidir.

Oruçta, Pazartesi ve Perşembe, kameri ayın 13,14 ve 15 günleri, mübarek gece (kandil)lerin öncesi ve sonrası, bir gün oruç ve bir gün iftar (Savm-ı Davud) veya tamamı şeklinde bir yol izlenebilir. Bilindiği üzere Hz. Peygamber Receb'in tamamını oruçlu geçirmemiş ama Şa'ban'ın tamamını genel olarak oruçlu geçirmiş ve Ramazan'a birleştirmiştir

Memleketimizde çok yaygın olan üç ayların tamamını aralıksız tutma anlayışı sünnetlerde yoktur. Daha açık bir ifadeyle dini dayanağı yoktur lakin tutulması halinde günah da söz konusu değildir. Bilakis sevap vardır. ama bunu kurana veya sünnete dayandırmadan dinde varmış gibi göstermeden dini emir boyutuna getirmeden şartlanmadan yapmak gerekir

Namaz ile ilgili nafilelerde Revâtib sünnetlerden sonra önceliği gece (teheccüd) namazlarına vermek daha iyidir. Daha önce de işaret ettiğimiz gibi gece, üç aylarda vurgulanan üç husustan biridir.

Geceleri değerlendirmenin yegâne yolu sadece namaz değildir. Namazın dışında en güzel gece ibadeti şüphesiz ilimdir.

4-Mali İbadetleri Çoğaltma Öteden beri olgun mü'minler zekatı bu aylardan birinde, özellikle Ramazanlarda vermişlerdir. Sadaka-i fıtır Ramazan'a has bir malî mükellefiyettir. Mali ibadetler şüphesiz bu ikisinden ibaret değildir. Yedirme, içirme, giydirme, borç verme, yardım etme vs. gibi infak kapsamına giren her davranış mali ibadetlerden sayılır.

Cihad âyetlerinde "mallarınızla ve canlarınızla" şeklinde mallara öncelik verilmesi de dikkat çekicidir. Mal konusunda cömert olmayan can konusunda hiç cömert olamaz. Cömert olmayanın da cennette yeri yoktur, işte bu aylar cimrilikten arınmak için birer fırsattır.

5-Hz. Muhammed (s.a.v)'i Daha İyi Tanımaya Yönelik Çalışma Üç aylarda meydana gelen olayların kahramânı sevgili Peygamberimizdir. Mübarek geceler onun hayatında vuku bulan önemli olayların ismi olmuş, yüce kitabımız Kur'ân bu aylarda ona nazil olmuştur.
Allah'ın bize örnek insan ve peygamber olarak gönderdiği yine odur.

O canlı Kur'ân'dır. O bizim için iman, İslâm, hayat ve cennettir. Onu tanımadan, bilmeden, öğrenmeden, gönlümüze ve önümüze koymadan İslâm'ı ve Kurân'ı tanımak ve yaşamak asla mümkün değildir Hz. Muhammed (s.a.v) peygamberlikte zirve, insanlıkta modeldir.

Onun yirmi üç yıllık peygamberlik hayatı ana çizgileriyle, hatta kronolojik olarak detaya varan yönleriyle bilinmeden ne huzur ne de felahtan bahsedilemez. Bu nedenle örnek ve önderimizi en iyi bir şekilde tanımak en güzel ibadettir. O halde ibadet bilinci içinde onu öğrenmeye bir zamanı değil, her ve pir zamanı ayırmak en büyük vazifemizdir.

Dinimizi sahih kaynaklardan kuran ve sünnetten beslenerek istifade ederek öğrenelim öğretelim anlatalım yazalım ve sosyal medya mecralarında paylaşalım gelin bu sene üç aylar'da mübarek zaman dilimlerinde üç aylarla alaklı sahih dini bilgileri hadisi şerifleri duaları paylaşalım dinimizde sahih kaynaklarımızda olmayan bid'atleri paylaşmayalım o tip bilgileri sosyal medya mecralarında paylaşarak hem dinimizi ifsad etmeyelim hem de kazanacağımız sevapları da günaha dönüştürmeyelim

Dinimizi kuranımızı peygamberimizi en güzel şekilde sahih kaynaklarıyla doğru bir şekilde öğreneceğimiz şarlatanlara din tüccarlarına inanmadığımız itibar ve itimat etmediğimiz Kuran ve sünnet üzerine bir zaman dilimi geçireceğimiz bereketli feyizli üç aylar temenni ediyorum

Mübarek üç ayların ve regaip kandilinin milletimiz memleketimiz ve alemi İslam'a hayır huzur barış kardeşlik esenlik getirmesini ve kurtuluşumuza vesile olmasını yüce rabbim'den niyaz ediyorum

Sevgili Kardeşlerim Üç aylarınız mübarek olsun idrak edeceğimiz regaip kandiliniz mübarek olsun cenabı hak üç ayları sıhhat afiyet ve huzur içerisinde geçirmeyi azami derece müstefit olabilmeyi nasip eylesin inşallah

Allahümme barik lenâ fi Recebin ve Şaban.Ve belliğnâ Ramazân”

Allah’ım; Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.”

Hayırla Kalın Allah'a Emanet Olun

Araştırmacı İlahiyatçı Eğitimci Yazar Salih Kebapçı

Twitter.com/@Salihkebapcii